29 Eylül Dünya Kalp Günü Basın Bildirisi
28 Eylül 2026

Kalp ve damar hastalıkları, dünyada olduğu gibi ülkemizde de en önemli ölüm ve hastalık nedenleri arasında yer almaktadır. Bununla birlikte, bu hastalıkların büyük bir bölümü; sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi, risk faktörlerinin erken dönemde belirlenmesi ve etkili tedavi ile önlenebilmekte veya geciktirilebilmektedir.

 

Kalbinizin Ritmini Kaçırmayın

 

Kalp ve damar hastalıklarına yönelik farkındalığı artırmak ve toplumda kalp sağlığını korumaya yönelik davranışları geliştirmek amacıyla her yıl 29 Eylül, Dünya Kalp Günü olarak kutlanmaktadır. Dünya Kalp Federasyonu tarafından geçtiğimiz yıl temasının devamı olarak belirlenen bu yılın teması "Kalp Ritmini Kaçırma, Belirtileri Fark Et", kalp ve damar hastalıklarının belirtilerinin göz ardı edilmemesi, risk faktörlerinin zamanında kontrol altına alınması ve kalp sağlığının korunması için bireylerin, sağlık çalışanlarının ve karar vericilerin birlikte harekete geçmesinin önemini vurgulamaktadır.

 

Kalp Sağlığı Hayat Boyu Korunmalıdır

 

Kalp ve damar hastalıkları yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkan hastalıklar değildir. Sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, tütün kullanımı, aşırı tuz tüketimi, obezite, hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörleri yaşamın erken dönemlerinden itibaren kalp sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir.

 

Hipertansiyon başta olmak üzere birçok kardiyovasküler risk faktörü uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebilmektedir. Ayrıca göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, efor kapasitesinde azalma, ani gelişen güçsüzlük veya konuşma bozukluğu gibi belirtiler zamanında fark edilmediğinde kalp krizi, inme ve kalp yetersizliği gibi ciddi sonuçlara yol açabilmektedir. Bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri ve erken tanı, kalp sağlığının korunmasında kritik öneme sahiptir.

 

Koruyucu Sağlık Hizmetleri Önceliğimizdir

 

Sağlık Bakanlığı olarak kardiyovasküler hastalıkların önlenmesine yönelik çalışmalarımızı koruyucu sağlık hizmetleri yaklaşımı doğrultusunda sürdürmekteyiz.

Bu kapsamda;

  • Birinci basamak sağlık hizmetlerinde kardiyovasküler risk değerlendirmeleri yapılmakta,

  • Hipertansiyon, diyabet ve dislipidemi gibi risk faktörlerinin erken tanısı ve etkin yönetimi desteklenmekte,

  • Tütün kullanımının önlenmesine yönelik kapsamlı mücadele yürütülmekte,

  • Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlıklarının geliştirilmesi teşvik edilmekte,

  • Toplumun sağlık okuryazarlığının artırılmasına yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları

gerçekleştirilmektedir.

 

Kalp sağlığının korunması; yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi edilmesini değil, hastalık gelişmeden önce risklerin azaltılmasını esas alan bütüncül bir yaklaşım gerektirmektedir.